Tofaş Kaptanıyla Konuştuk

18 Haziran 2011 Cumartesi

Bir Şampiyonluğun Anatomisi

Sanırım Çarşamba günü serinin 5. maçından mağlup ayrıldıktan sonra bir mağlubiyetin anatomisini yayınlamıştım.Bugün ise şampiyonluğun anatomisini anlatmaya çalışacağım bir yazı yazıyorum.Bu blogger bu sularda yeni yüzüyor.O yüzden bir kusurum olursa affola diyor ve yazımın giriş kısmını bitiriyorum.


Fenerbahçe Ülker için sezon Efes Pilsen'e son dakikalarda kaybedilen bir Cumhurbaşkanlığı kupasıyla başladı.Takım Ukic'in iyi yönlendirişiyle TBL sezonuna muhteşem girdi.İlk karşılaşma da Banvit'i deplasmanda 67-70 yendi.Ekip 10. hafta da oynanan 2 uzatmalı KSK deplasmanına kadar mağlubiyet yüzü görmedi.Daha sonra ise sahasında Tofaş'ı yenip Galatasaray Cafe Crown'a yine deplasmanda mağlup oldu.Liderliği kaptırmak üzereyken gelen Efes Pilsen galibiyeti mükemmeldi.Fakat daha mükemmeli takım kadrosuna birçok EL şampiyonluğu sahibi Saras'ın katılması olmuştu.


Ligde ilk devre bu şekilde devam ederken Kasım ve Aralık ayları EL'de Fenerbahçe Ülker fırtınası esti.Deplasman da bu ligin iki köklü kulübünü yenen Fenerbahçe Ülker'i Gaspar Vidmar'ın zamansız sakatlığı çok etkiledi.Bu sebeple EL'de istenen başarıya yaklaşıldı ama yakalanamadı.Tabii orada lobi faaliyetlerinin eksik olduğu da bir başka gerçekti.Bu gerçek Kaunas deplasmanında takım dayak yerken hakemlerin faktör olmasıyla ortaya alenen döküldü.


Lige dönünce Fenerbahçe Ülker Ocak ve Şubat aylarını mükemmel geçti.Araya bir Türkiye kupası sıkıştırıldı.Fakat kupanın bedeli takımın önemli istikrar abidelerinden Mirsad'ın kaybı oldu.Onsuz çıkılan maçlarda takım onu,o takımı çok aradı.Ve Mart ayına gelindi.Talihsiz bir Beşiktaş Cola Turca mağlubiyeti yaşayan takım sezon sonuna kadar ezeli rakipleri de dahil her takımı yenerek play-off'a kaldı.


Play-off ilk turunda rakip Antalya BŞB idi.Eşleşmesi çok zor tamamen penetre ve tempoya dayalı bir rakipti.Seriye 1-0 önde başlayan takım seriyi görünür de kolay geçti.Ama iki maçın da son dakikaları belirleyiciydi.Ve böylece yarı finalde rakip Efes Pilsen oldu.Efes Pilsen istikrarsız geçen sezonu süpürülerek bitirirken,Fenerbahçe Ülker rakibini beklemeye başladı.Ve finalde karşısında ezeli rakibini buldu.Zor geçen seride rakibini 4-2 ile geçerek şampiyon olan takım Fenerbahçe Ülker'di.


Sezon için oyunculara bir parantez açmak gerekirse Ömer Onan ve Emir Preldzic için unutulmaz bir sezon oldu.Ömer her sezon üstüne koyuyor.Bu sezon da liderlik vasıflarının üzerine koyma zamanıydı.Mirsad'ın sakatlığında takımı toparlayan,bir çok maçta sorumluluğu üzerine alan isimdi.Winner deyince akla ilk gelen basketbolculardan biri oldu.Emir ise sezona (kendisine göre) dışlanmış bir görüntü de huzursuz başladı.Şubat ayında Fenerbahçe Ülker'den aldığından daha yüksek paralar teklif eden diğer İstanbul büyüklerini tercih etmedi.Azmini yitirmedi ve takıma girdi.Önemli anlarda sorumluluk alan,önemli bir rol oyuncusu oldu ve gelişimini sürdürdü.Herkesin saygısını kazandı.


Benim için şampiyonluğun anatomisi bu şekilde.Sezon boyunca bir çok maçı tribünden izlemiş biri olarak Aydın Örs ayrı bir paragrafı çok haketti.O olmasaydı bu takım bu kadar çabuk kenetlenmezdi.Kısacası hakeden taraf,hakettiği gibi kupayı aldı.Tebrikler Fenerbahçe Ülker....

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bundan sonra yorumlarınız onaydan geçecek.Çünkü bazı yorumlar ahlaken uygun olmayabiliyor.

Share

Twitter Delicious Facebook Digg Stumbleupon Favorites More